|
Cin’in
lugattaki manası gizliliktir, görünmeyen gizli varlıklar demektir.
Cinlerin asıl suretini gören olmamıştır. Cinlerin hakikatini
göremeyiz. Çünkü cinler metafizikdir manadır görülmeyecek kadar
latif varlıklardır.
Kur'an'de iki
yüzden fazla ayetler cinlerin yaratılışından varlığından insanlardan
önce yaratıldığından bahseder ayrıca özellikle kuran'ın 72. suresi
olan 28 ayetten müteşekkil cin suresi hep cinlerden bahseder. Bu
bakımdan mutlak bir varlık olarak cinlerin inkarı İslam inancına
göre mümkün değildir. Pozitif ilim de cinlerin varlığını ve görünmez
olduklarını kabul etmektedir.
Cinler dünyadaki insan sayısının
beş katıdır.
Ömürleri 800 ile 1000 yıldır
hatta daha fazladır.
insanlar gibi hayat şartları var. Birbirleriyle evlenebilir, hatta
çoluk çocuk sahibi olabilirler.
İnsanları,
dağları, taşları, ağaçları, yerleri, gökleri, denizleri ve nehirleri
yaratan Allah, tıpkı onlar gibi birer varlık olan cinleri de
yaratmıştır. Cinler de Allah (C.C.) tarafından yaratılmış olan tüm
varlıkların gözle görülmeyen birer fertlerdir. Kur'anın ifadesine
göre asıl maddeleri ateştir. Son derece latif ve ince cisimli
oldukları için, gözle görülmezler. Tıpkı nurani olan melekler gibi.
Onların gözle görünmemesi yokluklarını gerektirmez. Vardırlar ama
görünmezler. Varlıkları Kur'an ve hadislerle sabittir. İnkarı mümkün
değildir.
BÜYÜK ALİM ŞEYH ŞA'RAVİ
buyururlar ki; " Gaybi işlerde dini meselelere gelince, bunlara
iman etmek vaciptir. Mahiyetini ve keyfiyetini bilmesek bile. Çünkü
imanın bir zirvesi vardır ki, o da Allah'a iman etmektir.
Bir kere kendi
isteğinle Allah'a iman ettin mi? Aklınla zirvenin altına girdin mi?
Aklın alsın, almasın Allah'ın her dediğini kabul etmek zorundasın.
Çünkü bilmemek ve görmemek
de hiçbir zaman
delil sayılmaz. Çünkü
maddeyi gören gözler, manaya da inanmak mükellefiyetindedir.
Yani bir şeyin
varolduğunu bilmemek, o şeyin yok olduğunu göstermez.
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Allah ( C.C ) bir Ayet-i Kerime’de :
‘’ Ben cinleri ve insanları,
ancak beni tanıyıp ibadet etsinler diye yarattım ‘’
Bir kutsi hadis’te ise :
‘’ Ben gizli bir hazine
idim. Bilinmek, tanınmak istedim, bunun için mahlukatı yarattım ‘’
demiştir.
Allah (C.C.) insanı kendi
katında 5 Saf özellikten yarattı bunlar; Kalp, Ruh, Sır, Hafi, ve
Ahfa adı verilen özelliklerdir. Bu özelliklere sahip insanlar, Cenab-ı
Hak’ta bulunan sonsuz Kemal ve Cemal sıfatlarını ve bunların
tecellilerini ‘’Esma-ül Hünsa ‘’ tabir edilen güzel isimlerinin
cilvelerini, gizli ve nihayetsiz rahmet hazinelerini gördüler. Allah
(C.C.) daha sonra yarattığı tüm insanlara ‘’Ben sizin Rabbiniz değil
miyim ?’’ diye sordu ve tüm insanlar bir ağızdan ‘’ Evet sen bizim
Rabbimizsin ‘’ dediler. Bunun üzerine Allah (C.C.) insanların
sözünde durup durmayacaklarını imtihan etmek için onları dünyaya
indirmeyi diledi.
İnsan, Allah (C.C.)
katındaki 5 Saf özelliğiyle dünyada yaşamaya elverişli değildi,
bundan dolayı 5 Saf özellik, Allah’ın (C.C.) sonsuz kudretiyle,
dünyevi 5 maddi özelliğe çevrildi bunlar; Nefis, Ateş, Hava, Su ve
Toprak’tır.
İnsanın dünyadaki görevi
önce Allah’ı (C.C.) tanımak, birliğini kabul etmek, O’nun yardımı ve
şahsi çabalarımız ile 5 Maddi özelliğimizi, asıl olan 5 Saf özelliğe
çevirmektir. O’nu tanır ve bu değişimi dünyada gerçekleştirebilirsek
bu bizim için en hayırlı olandır, Cennet’le ödüllendiriliriz. O’nu
tanır ama bu değişimi tam olarak dünyada gerçekleştiremezsek, eksik
kalan değişim ancak ve ancak Cehennem’de tamamlanabilir ve
tamamlandıktan sonra Cennet’le ödüllendiriliriz. O’nu hiç tanımaz,
değişim için bir caba sarf etmezsek, sonumuz ebedi olarak
Cehennemdir.’’
Allah (C.C.) insanı bu
değişikliği gerçekleştirebilecek kabiliyette yaratmıştır. Kuran-ı
Kerim’de Adem (A.S.) yaratılışıyla ilgili ayetlerde, Allah (C.C.)
‘’Ben yeryüzünde bir halife atayacağım’’ demişti. Melekler de
‘’Orada bozgunculuk yapmakta, kan dökmekte olan birini mi
atayacaksın, oysaki bizler seni hamd ile tesbih ediyoruz, seni
kutsayıp yüceltiyoruz’’ dediler. Allah (C.C.) ‘’Şu bir gerçek ki,
ben sizin bilmediklerinizi bilmekteyim’’ dedi ve Adem’e (A.S.)
isimlerin tümünü öğretti. Ayetlerin devamında Allah (C.C.) Meleklere
Adem’e (A.S.) ihtiram secdesi yapmaları istenir, İblis kibirlenir ve
ondan başka bütün melekler Adem’e (A.S.) secde ederler. İblis’in
anlamadığı konu, insanın bu değişim kabiliyeti idi.
Meleklerin yaratılışları
itibari ile nefisleri yoktur, verilen görevleri yerine getirirler,
Allah’ı (C.C.) zikir ve tesbih ederler. Bunların karşılığı olarak
Allah’ın (C.C.) katında derecelerinde bir değişiklik olmaz. İnsan
ise ibadetleri ve hizmetleri karşılığı derecelerini yükseltebilir ve
Allah’a (C.C.) meleklerden daha fazla yaklaşabilir, hizmet
etmeyerek, derecesini aşağıların aşağısına da indirebilir. İşte bu
özelliğinden dolayı Allah (C.C.) Adem’in (A.S.) zatında insana
meleklerin bilmediği isimlerin tümünü öğretti ve ona ihtiram secdesi
yaptırttı.
Allah (C.C) kainatta da bu
değişim için gereken bütün maddi ve manevi ortamı hazırlamıştır. Bu
ortamda insanlardan başka bir çok varlık yaratmıştır, bunlar
Ruhaniler ve Cismaniler’dir.
Ruhaniler : Melekler, cinler
ve şeytanlar’dır.
Cismaniler : İnsanlar, hayvanlar, bitkiler ve cansızlar’dır.
Manevi yardım olarak
Peygamberler ve Kutsal Kitaplar göndermiştir.Yaratılan her şey Allah
(C.C.) emriyle insanın bu değişimi gerçekleştirmesine yardımcı
olmaktadır.
Kutsal kitaplar, bu
değişimin nasıl gerçekleştirileceğinin teorik yollarını
göstermiştir. Peygamberler, bu değişimin nasıl
gerçekleştirilebileceğinin hem teorik, hem de pratik yollarını
öğretmiştir.
Hayvanlar, bitkiler ve
cansızlar insanın hayatta kalması için gereken ortamı sağlamıştır.
Melekler, bu ortamın
devamlılığı için Allah’ın (C.C.) kendilerine verdiği vazifeleri
yaparlar.
Müslüman ve salih Cinler ve
Melekler, insanlar kendilerinden maddi ve manevi yardım istedikleri
zaman Allah’ın (C.C.) izniyle yardıma koşarlar.
Şeytanlar ve kafir cinler,
bu değişime engel olmak isterler ve ellerinden gelen bütün kötülüğü
yapmaya çalışırlar, fakat istemeden bu değişime yardımcı olurlar,
çünkü cinler ve şeytanlar insanlara kötü şeyler ilham ettikleri
zaman, insan onlara karşı koyarsa ve Allah’ın (C.C.) yolundan
ayrılmaz ise dereceleri artar, böylece cinler ve şeytanlar istemeden
insana yardımcı olurlar. |